Taşıdığı meyvenin ağırlığından dalları aşağı sarkmış bir narenciye ağacının gölgesinde dinlendiğinizi hayal edin. Yeşil yapraklarından ve meyvelerden gelen keskin kokuyla gülümsüyor, esen rüzgarla süzülen bahar çiçeklerinin kokusuyla huzur doluyorsunuz. Güneşle ışıldayan suyun şırıltısı, çimenlerin keskin kokusu ve havada uçuşan polen ve çiçekler…
Tasvir edilen tüm bu güzelliklere tek bir şişede ve sadece tek bir fısla ulaşabildiğiniz Histoires de Parfums This is Not a Blue Bottle 1.6 tam da bu hikayeyi anlatıyor bizlere. Denediğim etkisi en uzun süren narenciye parfümü diyebilirim. Şiddeti yüksek ama asla boğucu değil. Parfümün kalbinde portakal çiçeği ve onun etrafında parlayan bir narenciye bahçesi var. Hafif sabunsu, enerji dolu ve tertemiz bir parfüm.
” Yaz parfümlerinde kalıcılık sorunu yaşayanlar için 1.6 mükemmel bir seçenek.”
Markanın kurucusu Gerard Ghislain ve parfümörü 1.6 üzerine yıllarca çalışmış. İlham kaynağı ise aralarında derin bir bağ olduğunu belirttiği Paul Eluard’ın “The World is blue as an orange” isimli şiiri. Bu yüzden koleksiyondaki en özel kokunun bu olduğunu söylüyor. Yıllar sonra koleksiyona giren bir parfüme böylesine bir anlam yüklemesi parfüme sahip olma isteğini de perçinliyor. Kokuları daha duygusal bir yaklaşımla deneyimlemeyi sevdiğim için parfümör / sanat direktörü ve koku arasındaki “duygusal” bağ bana çok daha cazip geliyor.
_ Koray Sevinç

